İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü akademisyenleri Doç. Dr. Koray Gelmez, Dr. Öğr. Üyesi Pelin Efilti ve Araş. Gör. Ali Cankat Alan yürütücülüğünde ve Stiftung Bauhaus Dessau iş birliğiyle geçtiğimiz Eylül ayında başlayan Bauhaus Open Studios programı başarıyla tamamlandı. Program kapsamında, Türkiye’deki 11 farklı üniversiteden 18 endüstriyel tasarım öğrencisi, “Tasarım Öğrencisinin Çantası” teması etrafında bir araya gelerek araştırma, fikir geliştirme, üretim ve paylaşım odaklı çok katmanlı bir açık stüdyo süreci yürüttü. Süreç, öğrencilerin tasarım öğrencisi olma deneyimini gündelik yaşam, stüdyo kültürü, araç-gereç kullanımı, mekânsal koşullar ve bireysel ihtiyaçlar üzerinden yeniden düşünmelerine imkân tanıdı. Programın hibrit yapısı; çevrimiçi toplantılar, ödevler, süreç paylaşımları ve prototipleme aşamalarıyla desteklendi.
Programın çevrimiçi aşaması boyunca öğrenciler; malzeme vedokunsallık araştırmaları, kullanıcı görüşmeleri, motto ve kolaj geliştirme çalışmaları, süreç paylaşımları ve prototip denemeleri üzerinden kendi tasarım yaklaşımlarını adım adım geliştirdi. Bu yönüyle program, yalnızca nihai ürüne odaklanan bir atölye yapısından çok, araştırma, yansıtma ve akran öğrenmesi üzerine kurulu bir modelsundu. Özellikle sosyal medya ve dijital iletişim araçlarının süreç paylaşımı amacıyla kullanılması, farklı üniversitelerden gelen öğrenciler arasında sürekli bir etkileşim ve öğrenme ortamı oluşturdu.
Süreç, 13–16 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen Bauhaus Dessau ziyaretiyle sona erdi. Bu ziyaret kapsamında öğrenciler, geliştirdikleri projeleri Bauhaus bağlamında sunma ve yapının tarihsel ve pedagojik mirasını yerinde deneyimleme fırsatı buldu. Katılımcılar ayrıca ziyaret süresince Bauhaus binasının stüdyo bölümü olan Prellerhaus’ta konakladı. Stiftung Bauhaus Dessau’nun resmi açıklamasına göre Prellerhaus, 1926’da tamamlanan ve tarihsel olarak Bauhaus öğrencileri ile genç ustaların yaşayıp çalıştığı 28 stüdyo odalı bölüm olarak tanımlanıyor; bugün de ziyaretçilere bu tarihsel ortamda konaklama imkânı sunuyor. Bu durum, öğrenciler açısından Bauhaus’u yalnızca bir müze ya da tarihsel referans olarak değil, yaşanmış bir eğitim ortamı olarak deneyimlemeyi mümkün kıldı.
Farklı kurumlardan gelen öğrencileri ortak bir tasarım ve öğrenme zemini etrafında buluşturan bu uluslararası iş birliği, İTÜ Endüstriyel Tasarım Bölümü’nün tasarım eğitimine yönelik araştırma temelli, açık ve deneysel pedagojik yaklaşımlarla kurduğu ilişkiyi güçlendiren önemli bir adım oldu. Sürece değerli katkıları, akademik destekleri ve ev sahiplikleriyle katkıda bulunan Stiftung Bauhaus Dessau ekibinden Katja Klaus ve Philipp Sack, programın yürütülmesine önemli katkı sunmuştur.
Bauhaus ve Open Studios
1919’da Walter Gropius tarafından kurulan Bauhaus, sanat, zanaat ve tasarımı bütüncül bir eğitim modeli içinde bir araya getirmesi nedeniyle modern tasarım eğitiminin en önemli referans noktalarından biri olarak kabul edilir. Bauhaus pedagojisi; atölye temelli öğrenme, malzeme ile düşünme, deneysel üretim, disiplinlerarası yaklaşım ve teori ile pratiğin birlikte ele alınması gibi ilkeler üzerinden şekillenmiştir. Dessau dönemi ise bu pedagojik modelin mimari, nesne, iç mekân, tekstil ve görsel iletişim alanlarında en görünür ve etkili biçimde kurumsallaştığı evre olarak öne çıkar. Bugün tasarım eğitiminin pek çok temel pratiği — stüdyo kültürü, yaparak öğrenme, süreç odaklı düşünme ve prototipleme — doğrudan ya da dolaylı biçimde Bauhaus mirasıyla ilişkilendirilmektedir.
Stiftung Bauhaus Dessau da resmi tanıtımında Bauhaus’u, günümüze kadar sanatsal ve tasarım eğitiminin en önemli kurumlarından biri olarak görüldüğünü belirterek tanımlar. Vakıf, Open Studios – Teaching Models programı aracılığıyla bu eğitim mirasını güncel tasarım ve yaratıcı eğitim tartışmalarıyla yeniden ilişkilendirmeyi amaçlamaktadır. Programın temel yaklaşımı, tarihsel Bauhaus’taki hazırlık kursu ve atölye mantığını bugünün tasarım eğitimi soruları eşliğinde yeniden düşünmek; malzeme, bilgi ve insan eksenli tarihsel öğrenme modellerini çağdaş uygulamalara dönüştürmektir.
Programın, farklı yıllarda ve farklı temalar çerçevesinde çeşitli uluslararası üniversiteler ve tasarım okullarıyla yürütüldüğü görülmektedir. Bu kapsamda, Cornell College of Human Ecology Department of Human Centered Design, Faculty of Fine Arts of the University of the Arts in Belgrade, Kuwasawa Design Institute in Tokyo, Intermedia Communication Studio of the Academy of Fine Arts in Warsaw ve Virginia Tech (ABD) ile yürütülen Open Studio örnekleri görülmektedir. Bu tablo, Bauhaus Open Studios’un yıllar içinde farklı ülkelerden okulları ve pedagojik yaklaşımları Dessau’da buluşturan uluslararası bir öğrenme platformuna dönüştüğünü göstermektedir.
İTÜ Endüstriyel Tasarım Bölümü akademisyenlerinin yürüttüğü “Tasarım Öğrencisinin Çantası” atölyesi de bu uluslararası ağın güncel bir parçası olarak, Türkiye’den öğrencileri Bauhaus pedagojisiyle ilişkilendiren özgün bir örnek oluşturmuştur. Bu yönüyle çalışma, yalnızca bir atölye çıktısı değil; aynı zamanda tasarım eğitiminde açık stüdyo, hibrit öğrenme, süreç şeffaflığı ve kurumlar arası iş birliği gibi güncel tartışmalara katkı sunan araştırma odaklı bir eğitim deneyi niteliği taşımaktadır.


